Sevgili çocuklar, değerli okurlar GYK Magazinimizin geçen seneki ilk sayısında sizlere Gökova Yelken Kulübü' nün nasıl doğduğunu anlatmaya çalışmıştım. Bu sayımızda ise nereye geldiğini özetlemeye çalışacağım. G.Y.K. nın ana amacı çocuklarımıza doğayı, denizi, yelkeni sevdirmek, doğal çevremizi korumayı benimsetmek ve saygı duymayı öğretmektir. Tabii bir kulüp olmanın vazgeçilmez unsuru yarışmak olduğuna göre G.Y.K. da üzerine düşeni yapmaktadır.
 Biz bilindiği üzere Marmaris' e yarım saat, Muğla' ya 1 saat lik mesafede Karacasöğüt Köyünde faaliyet gösteriyoruz. Muğla' dan hiç sporcumuz olamadı, Marmaris' ten ise yol faktörü yüzünden çok kısıtlı sayıda sporcumuz mevcut. Yani şehirlerde, kalabalık nüfuslu kasabalarda faaliyet gösteren bir kulübün sporcu bulma, yetiştirme avantajı bizde yok. Hal böyle olunca Karacasöğüt Köyümüzün çocuklarına denizi sevdirip sporcu olarak yetiştirmek tek şansımız, bundan da şikayetçi olmadığımız gibi gurur duymaktayız. Her ne kadar bazı aileleri ikna etmekte, onlara çocuklarının yaşam düzey ve görüşlerinin değiştiğini anlatmakta zorlanıyorsak da büyük ölçüde başarılı olabiliyoruz.  Bugün Türkiye Yelken Federasyonu' nun Optimist Rank sıralamasında G.Y.K. nün 5 sporcusu bulunmakta ve ön sıraları paylaşmaktadır. Bu sporcuların 3 tanesi köy çocuklarından seçilmiş olup, Halil DEMİREL Dünya Optimist Şampiyonası' na katılmaya hak kazanmıştır. Keza geçen sene bir sporcumuz Dünya Kupası' na seçilmiş, bu sene Avrupa Şampiyonası' na bir sporcumuz gönderilmiş ve Berlin' de her yıl yapılan Optimist Takım Yarışmaları' na Türkiye deki kulüpler arasından en iyi takım seçilen G.Y.K. takımı Türk Milli takımı olarak gönderilmiştir. Gene bu takımın içinde 3 köy çocuğumuz bulunmaktaydı. G.Y.K. 2006 yılında yurtdışında 6 yarışa ve 1 eğitim kampına iştirak etmiştir. Muğla bölgesi 2006 yaz trofesi 1.,2. ve 4. lük G.Y.K. sporcularınca paylaşıldı.Keza junear Muğla il ve Türkiye birinciliğini köyümüzden Mehmet Türkmen kazandı. Belki köylerinden en uzak Muğla' ya gitmiş çocuklarımız bugün Türkiye' nin değişik yörelerinde yarışlara katılmakta, dereceler almakta, alkışlanmakta, arkadaş edinmektedirler. Daha önemlisi yurtdışı yarışmalara katılmakta, görüş açıları genişlemekte, yabancı çocuklarla arkadaşlık kurmakta, onların evlerinde kalmakta hatta lisan öğrenmektedirler. Bu imkanları bu çocuklar elde ettikleri için ne kadar şanslı olduklarını düşünebiliyor musunuz? Ben ilk yurtdışına çıktığım zaman 21 yaşındaydım. Şimdi Halil DEMİREL 12 yaşında Güney Amerika' ya, Uruguay' a gidiyor. Belki seneye 3 sporcumuz birden gidebilecek. Buraya kadar sizlere G.Y.K. nün zor imkanlar içinde yetiştirdiği sporcularından bahsettim. Şimdi de kulübümüzün esas amacından söz etmek istiyorum. Bilindiği gibi, her yaz düzenlediğimiz Denizci Yetiştirme ve Yelken Eğitimi Kurslarımız her yıl yeni fikirler, yeni imkanlar ilavesi ile yapılmaktadır. 2006 dönemi kurslarımızda talebi karşılayamadık. 2007 tüm dönemleri ise şimdiden dolmuş durumda. İlk seneler bize çocuklarını gönderen ailelerden bir kısmı ile sorunlar yaşamıştık. Değişik yöntemler ile yetiştirilmiş, bize gelen çocukların buradaki disipline alışmalarında zorluk çekmelerine ailelerin olumsuz yaklaşımları sebep olmaktaydı. Disiplin deyince sakın ola ki burada çocukların falakaya yatırıldığı filan !!!! aklınıza gelmesin. Bütün yaptığımız normalde zaten uyulması gereken kuralları uygulamak, yemeğe birlikte oturup kalkmak, tabağına yiyeceği kadar yemek alıp bırakmamak, uyku saatinde yatakta olmak, arkadaşları ile konuştuğu lisana! Dikkat etmek gibi kurallar. Geçtiğimiz 2006 senesi bizim 5. senemizdi. Şimdi artık çocukların aileleri gözleri arkada kalmadan bize güveniyorlar ve doğru bildiklerimizden ödün vermediğimiz gerçeğini, disiplinimizi benimseyerek kabul ediyorlar. Bizlerde yolumuzun doğru olduğunu, yapmakta olduğumuz işin herkesce takdir topladığını sizlere bakarak gururla görüyoruz. Her sene bir yenilik yapmayı adeta hedef haline getirdik. 2 adet flikayı yelkenliye dönüştürüp, çocukların gruplar halinde Gökova' yı yelkenle dolaşmalarını 2007 de gerçekleştireceğiz. Bu suretle sporcularımız kendilerinin kullandıkları optimist ve laserdan başka bir yelkenli ile denize karşı daha da saygılı ama cesur olmayı öğrenecekler, onu korumaya özen gösterip bilmeyenlere öğreteceklerdir. Bizim yaptığımız bir gönül işidir. Bunu herkes anlayamaz! ama siz anlayanlar bize yetersiniz, yeter ki anlamayanlar veya anlamak istemeyenler bizim önümüzü kapamasın!. Bana değerli dostum, kulübümüzün komodoru Sayın Atilla ÖZÇELİK anlatmıştı, “senin yetiştirdiğin 8-10 çocuk neyi değiştirir” diyenler için aşağıdaki hikayeyi sizlere aktarmak istiyorum. Met cezirin çok yüksek olduğu kuzey denizinde, suların on metrelerce çekildiği bir plajda, adamın biri karada kalmış deniz yıldızlarını seçerek götürüp denize atıyor ve tekrar geri gelerek yeniden seçtiği yıldızı götürüp denize atıyormuş. Mesafe bayağı uzun, denize ulaşmak için batak kum üzerinde zorla yürüyormuş. Bir başka adam da seyrederken dayanamamış sormuş; “arkadaş sen ne yapıyorsun?” cevap “deniz yıldızlarını yaşatıyorum” “yahu sen delimisin, binlerce deniz yıldızı arasından yaşattığın 8-10 deniz yıldızı ne fark eder!” demiş ve öteki adam cevap vermiş “bizim için değil ama onlar için çok şey fark eder”. Evet bizde elimizden geldiğince daha çok DENİZ YILDIZI! nı denizde yaşatmaya çalışıyoruz. Saygılarımla…
|