|
Yazar Nazlı İMRE (Türkiye Yelken Federasyonu Başkanı)
|
|
Bundan aşağı yukarı bir ay evvel Derin Karamanoğlu telefon edip elinizde tutuğunuz dergiye bir yazı yazmamı istediğinde 'Tabi ki seve seve' dedim. Konuyu da serbestçe seçebileceğimi söyleyince içim iyice rahatladı. Ancak zaman geçtikçe bu işin öyle göründüğü gibi kolay olmadığını tespit ettim. Konuda serbest olmak kolaylık gibi gözüküyorsa da işin aslı öyle değil. Gazetedeki köşe yazarları konuları nereden bulurlar ki? Hiçbir şey dışardan görüldüğü gibi değil. Ama sözüm söz bir şeyler bulacağım. Sevgili Yelkenciler, İçinde bulunduğumuz aylar yelken aktivitelerinin yavaşladığı aylar. Okulların açılması genç sporcularımızı başka kulvarlarda zorluyor. Eğitim sistemimizin kişinin gelişmesine imkan vermemesi aslında tüm sporları vuruyor. Yelken dal olarak daha şanssız olanlardan. Spor için geçirilecek süreye ek olarak hazırlanma ve toplanma süreleri gereksinimi negatif etki yapıyor. Aslında yoğun tempoda olanlar için su üzerinde geçirilecek her an güzel bir dinlenme olarak algılanmalı ve desteklenmeli. Ancak veliler gelecek kaygısı ile eğitimin, spor yapmak uğruna bile olsa aksamasına sıcak bakmıyorlar. Halbuki yetişkinlere yönelik faaliyetlerdeki katılımın profili incelendiğinde son yıllarda üst düzey yöneticilerin ve doktorların yelken sporuna ilgilerinin arttığını görüyoruz. Kendileri ile konuşmalarımızda yoğun beyin aktivitelerini hafta sonu açık havada daha iyi kontrol altına alabildiklerini, beyinlerini dinlendirdiklerini ve yeni haftaya daha sağlıklı başladıklarını öğreniyoruz. Eminim ki bu tecrübeleri yaşayan kişiler kendi çocuklarını spor yaparak dinlenmeleri için yönlendiriyorlar. Kasım – Ocak ayları yöneticiler için başka bir anlam taşıyor. Bu dönem yaşanmışların değerlendirildiği ve geleceğin planlandığı bir dönem. Eldeki malzeme gözden geçirilip gerekli bakım ve onarımlar yapıldığı gibi gelecek sezondaki kurslar ve diğer faaliyetler programlanıyor. Daha iyinin nasıl yakalanabileceği tartışılıyor. Faaliyetlerin daha kalabalık, daha kaliteli olması için gerekli adımlar saptanıyor. Diyaloglarla farklı tecrübeler değerlendiriliyor. Aynı zaman dilimi yelken ailesinin çatı kuruluşu federasyonumuz için de bir hazırlık dönemi. Ancak bu yıl farklı görev ve sorumluluklarımız var. Gelecek yılın faaliyetlerini programlamak, malzemelerimizi elden geçirmek, seçme kriterleri ve rank hesaplarının gözden geçirilmesi yanında özerkliğin getirdiği çalışmalarımız olacak. Hepimizin de bildiği gibi Nisan 2006 da özerklik kazanan federasyonumuz tüm yönetmelikleri gözden geçirip kendi talimatı olarak yayınlama hakkına sahip oldu. Uluslararası uygulamaları değerlendirip kendi ihtiyaçlarımıza uyarlayacağız. Görev tanımlarını yeniden düzenleyeceğimiz çeşitli kurullarımızda farklı bölgelerden, farklı deneyimleri olan kişiler bir araya gelecekler ve daha iyisini yapmak için çalışmalar yapacaklar. Bu süreçte yelken ailemizin tüm fertlerine görevler düşüyor. Herkes bilgisini, tecrübesini, hayallerini birbiriyle paylaşmalı. Konuşarak, tartışarak, yapıcı bir yaklaşımla bizi birleştiren yelken sporunu hak ettiği düzeye getirmeliyiz. Çoook çalışmamız lazım çook .... Hepinizi sevgi ile kucaklıyorum 
|