|
Türkiye'nin denizcileri yetişiyor |
|
Yazar Derin Karamanoğlu
|
2002 den bu yana her sene artan bir heves ve yaratıcılıkla düzenlediğimiz yelkenci yetiştirme kurslarımız türünün ilk örneğidir. Kurslarımıza katılma ayrıcalığını yaşayanların bildiği gibi doğa ile iç içe muhteşem bir mekanda 3 hafta yatılı kalarak yelkeni ve yelkenin getirdiği hayat tarzını tadan kursiyerlerimiz aynı zamanda da kamp havasında geçen ve yelkenin teorisi, pratiği ve yarışmacılığı haricinde onlara sunulan sayısız aktivite ve eğlencelerle donatılmış 3 haftalık bir tatil geçiriyorlar.
Dünyayı dolaşan 2. Türk ailesi olan Haluk Karamanoğlu ve ailesi önderliğinde, 29 kurucu üye ile kurulan Gökova Yelken Kulübünde farklı bir konsepte doğru koşuluyor. Türkiyedeki yelken kulüplerinin çoğunun hedefi kazanan bir yarış takımı için yarışcı yetiştirmek. Bu hedefe koşarken yarışmak istemeyen ama yelken yapmak isteyen, korkan, kendine güveni olmayan çocuklar arka planda kalıyor ve kulüpte tutunamıyor bu şekilde birçok çocuk yelkencilik ve denizcilikten soğuyor ve kaybediliyor. “Denizci yetiştiriyoruz” İşte Gökova Yelken Kulübünde hedef bu!!! Deniz ve deniz ile alakalı her işin başı budur. Çocuk denizci olduktan sonra isterse optimistçi olur isterse Americas Cup teknesinde skipper olur. Yani gerisi tamamen isteğine, kendine koyduğu hedefe ve de yeteneğine kalmış. Evet esas amacımız denizci yetiştirmek. Ancak üç hafta boyunca oturup sınıflarda, kitaplara gömülüp deniz ve denizcilik ile ilgili ne bulursak çocuklara vererek daha doğrusu vermeye çalışarak bu iş olmaz. Hem zaten denizcilik kitaptan, defterden öğrenilecek bir konsept değildir. Denizcilik yaşanarak öğrenilir. Bu yüzden kurslarımıza Yelkenci Yetiştirme Kursları dedik ve Optimist, Laser ve benzeri çocuklara uygun yelkenli sınıfları kullanarak onlara yelkeni öğretirken denizciliği yaşatıyoruz. Yelken öyle bir spordur ki sporcu sadece havayı suyu ve kendi bilgi ve tecrübesini kullanarak bir hedefe doğru ilerliyor. Bütün bunlar meydana gelirken sporcu kendisini tanır, kendisine güvenmeye başlar ve kendi kararlarıyla yaşamayı öğrenir. Bunun günümüzün öğrenmeye hevesli, harika çocukları üzerindeki harika etkisini düşünebiliyor musunuz??? İşte yelken gibi asil bir sporun ve denizcilik gibi yüce bir konseptin amacından ve hedefinden saptırılmadan, layıkiyle, uygun koşullar ve imkanlar dahilinde çocuklara kazandırılması gerektiğine inanıyoruz. İşte bu yüzden bu görevi yürütmek için Gökova’yı seçtik. Dünya seyahatinden dönüşte,1994 senesinde Gökova Körfezinin Karacasöğüt köyüne yerleşerek çalışmalarını başlatan Haluk Karamanoğlu ve ailesi ancak 2002 de istediği ortamı yaratabildi ve 8 senelik ön çalışmanın ardından Gökova Yelken Kulübü kuruldu. O zamandan beri çalışmalar devam ediyor ve kulüp her sene daha verimli ve daha özel bir mekan haline geliyor. Küçük yaşlarda kurslarımıza katılan ve denizden korkan, iyi yüzemeyen, kısacası kendisine gerektiği kadar güvenmeyen çocuklar, teorik eğitimlerini aldıktan sonra daha tecrübeli bir sporcu veya antrenör eşliğinde denize çıkıp tekne kullanmaya başlayınca ve kullandığı tekneyi kontrol ettiğini, kontrol altında tuttuğunu farkedince kendisine güvenmeye başlar. Bununla beraber kulüpte yatılı olarak kaldıkları 3 hafta çoğu zaman onların evden ve ailelerinden ayrı olarak vakit geçirdikleri ilk tecrübeleri oluyor. Bu kimi çocuk için zor bir ilktir, ancak yeni tanıştıkları veya beraber geldikleri arkadaşları ile yelken yaparak geçen vakit bu tecrübeyi kolaylaştırarak, çocuğu hayatındaki büyük bir adıma doğru hiç farkettirmeden sürükler. Girdikleri kamp; çocukların, gerek arkadaş ortamında, gerekse bir takımın parçası olarak hep beraber, bir programa göre hareket etmelerini ve bazı çocukların hiç bilmediği, disiplin adında bir dünyayla tanışmalarını sağlıyor. Bu yeni değerler ve kurallarla tanışırken bir yandan da yatılı ortamında bulunarak kendilerine bakmayı öğreniyor ve normalde ailelerinden bekledikleri ve belki aileleri tarafından yapılmadığında bu durumlar karşısında ne yapacaklarını bilmedikleri ufak detay ve komplikasyonlarla tanışıyorlar. Gökova Yelken Kulübünde 3 hafta veya daha uzun bir süre geçiren her kursiyerin kendisine has bir çok hikaye, hatıra ve farkında olduğu veya olmadığı hayat dersleri vardır. Kurslara katılan herkes belki harika bir yarışçı veya dört dörtlük bir yelkenci olarak ayrılmıyor kulüpten ancak unutmayın ki zaten bizim hedefimiz farklı. Biz çocuklara yarışmaktan çok daha fazlasını veriyoruz, onlara yaşam şartlarına ve ailelerinin korumasının dışındaki hayata bir bakış olanağı, bir pencere açıyoruz. Onları denizcilik ve yelkencilik ile tanıştırıyoruz bundan sonrası zaten geliyor, bir kere tuzlu suya giren bir daha çıkamıyor. Kimisi Türkiye şampiyonu oluyor kimisi denizciliğe saldığı meraktan dolayı hayatına yeni bir yön veriyor bir diğeride boş vaktini değerlendirebileceği harika bir hobi ediniyor. Yeterki ilk adımlar doğru atılsın ve çocuklar zorlanarak, korkutularak denizden soğutulmasın. Hayat denizde başlamış ve denizsiz hayat olamaz, bu hayat kaynağını koruyalım ve gelecek nesillere sevdirelim ki onlarda korusun. |