|
Yazar Derin Karamanoğlu
|
Gökova Yelken Kulübünde yaz kurslarımızın 4.senesini geride bıraktık. 10 kurs dönemi geçirdik. Şimdi durup düşündüğüm zaman ve kurslarımızı birbirleriyle kıyaslamaya çalıştığım zaman fark ediyorum ki kurslarımızı anlatmak aslında çok zor. Geçen seneki bir kursumuzu sizlere anlatmaya çalışsam pek bir faydası olmaz çünkü bu seneki kurslarımız geçen senekilere nazaran çok farklıydı ve bu bir merdiven gibi basamak basamak yükseldiği için bu seneki kurslarımızı da size anlatmamın faydası yok çünkü biliyorum ki önümüzdeki kurslarımızda bu senekilerden çok farklı olacak. Bu durumda sanıyorum ki bana düşen, çocuklara yaklaşma şeklimizden, tesislerimizden, kursların genel akışından ve verdiğimiz eğitimin kalitesinden bahsetmek olacak. Kurslarımız genellikle yatılı kursiyerler için Pazar, gündüzlü gelip gidenler için ise Pazartesi günleri başlıyor. Gelenler günün farklı saatlerinde hatta bazen de önceki günden geldikleri için o gün fazla programlı olamıyor. Önceden kurduğumuz düzene göre herkes kalacağı yeri görüyor, eşyalarını yerleştiriyor ve çevreyi tanımaya başlıyor, yani bir çeşit yolculuk sonrası dinlenme, antrenörlerle, tesislerle ve diğer arkadaşlarla tanışma günü. O akşam yemekten sonra genellikle bir toplantı yaparak tesisimizin ve kursumuzun temel kurallarını kursiyerlerle paylaşır, onlardan nasıl davranışlar beklediğimizi ve ne şekilde davranmamaları gerektiği ile ilgili konuşuruz ve bu vesileylede toplu bir şekilde tanışmış oluruz. Kursiyerler 8-10 kişilik karavanlarda 4-5 kişilik odalarda kalıyorlar. Karavanlarda kalanları yaş ortalamasına göre düzenleyerek çocukları yaşıtlarıyla beraber kalmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Altlı üstlü ranzalarda yatıyorlar ve yanlarında birde antrenör kalıyor. Kaldıkları karavanlar birbirine yakın olduğu için kursiyerler nerdeyse günün her saati bir gurup olarak hep beraber hareket ediyorlar. Verdiğimiz teorik eğitim, denizdeki emniyetten başlar ve çocukların tekneyi donatırken, denize inerken, tekneyi kullanırken ve tekrar karaya dönerken dikkat etmesi gereken temel prensipler ve unsurları yani kısacası bilmesi gereken herşeyi kapsar. Bu eğitime kursumuzun ilk günü başlıyoruz sabahtan 2 saat, öğleden sonra 2 saat vakit ayırıyoruz. İlk günlerde denizde uyulması gereken 5 altın kural gibi güvenlik unsurlarını işliyor ve kullanacağımız tekneleri, özelliklerini, donanımlarını ve kısımlarını hem yazılı hemde görsel olarak tanıtıyoruz. Bu donanımların ne işe yaradığını öğretiyoruz ve nasıl kullanıldıklarını gösteriyoruz. Bu eğitimlerde görselliğin önemi çok büyük olduğu için vaktimizin bir kısmında derslik dışında, teknelerin başında oluyoruz. Tekneleri tanıdıktan sonra sporumuzun çok önemli diğer unsurlarını tanımaya başlıyoruz. En büyük güç kaynağımız olan rüzgar, temel prensiplerini, yönleri, değişk isimlerini teknemizin ve yelkenimizin rüzgardan nasıl güç aldığını ve bizim bu rüzgarı nasıl yararımıza kullanacağımız hep konularımız arasındadır. Teknenin seyirleri, manevraları ve sistemlerininde öğretilmesiyle beraber konularımız azalıyor. Bu aşamada kursiyerler tekne kullanmaya başlamış oluyorlar ve teorik konuların bitmesiyle beraber artık pratik yaparak kendilerini geliştirmeye devam ediyorlar. Teorik eğitime paralel olarak yürütülen Pratik eğitim bu sporun öğretilmesinde çok büyük önem taşıyor. Bunun sebebide yelken sporunda başarılı olmaktan daha önemli olan bir vasıf vardır, buda tecrübeli olmaktır. Tecrübede pratik yapmaktan ve denizde uzun saatler geçirmekten edinilir. Bu mantığa göre düşünüldüğünde de pratik eğitimin önemi zaten kendisini gösteriyor. Çocukları yelkene ve yelkenli bir tekneye alıştırmaya çalışırken unutmayın ki biz onları aynı zamanda denize ve denizciliğe alıştırmaya çalışıyoruz. Denizden korkan bir çocuk bu korkusunu yeninceye kadar deniz üzerinde rahat olamayacağından deniz üzerinde gerçekleşen bir eğitimden hiçbirşey öğrenemeyecektir. Pratik eğitimlerimizde çocukları korkutmamak ve daha önceki hatalı yaklaşımlardan, başlarına gelen kötü tecrübelerden veya sadece bilmedikleri için denizden korkan çocukların korkularını yenmelerine yardımcı olmak bir numaralı prensibimizdir. İşte bu yüzden pratik eğitimimiz karada başlar. Karada kursiyerin kullanacağı tekne ile simülasyon yaparak kursiyere tekne üzerinde nasıl oturacağından teknedeki manevraları nasıl uygulaması gerektiğine kadar herşeyi deneme fırsatı veriyoruz böylece kursiyer sudaki tekneye bindiği zaman hem ilk binişi olmuyor hemde birtakım şeyleri zaten görmüş ve yaşamış oluyor. Çocuklar ilk yelken denemelerini Laser Stratos adında 5 metrelik 5 kişilik bir teknede 3 arkadaşları ve antrenörleriyle yaşıyorlar. Kursiyerler bu deneyimde yelkenli bir teknenin nasıl ilerlediğini ve yelkele ilerlemenin hissiyatını keşfediyorlar, iskota ve dümen tutuyorlar ve ileriki çalışmalarda tek başlarına yapmaları gerekecek olanları burada bir antrenörün yardımıyla ve de gözetimi altında yapıyorlar. 3 haftalık kursun 2. ve 3. haftalarında teorik dersler azalmaya başlıyor ve kursiyerler artık vakitlerini denizde geçirmeye başlıyorlar. Her kursumuzun sonunda düzenlediğimiz ve sporcularımızın yanı sıra kursiyerlerimizin de katılabileceği bir yarışmamız var. Kursiyerlere yarışmak isteyip istemediklerini soruyoruz ve ilgilenen kursiyerlerimize yarışmalar ve yarışma kuralları ile ilgili kısa bilgiler veriyoruz Yarışmak istemeyen kursiyerlerde başka bir grup halinde denize çıkmaya ve çalışmaya devam ediyor. Yarışacak olan kursiyerler son haftada parkurda çalışmaya başlıyor ve kendilerini kurs sonu yarışına hazırlıyorlar. Bu yarışmada kursiyerler ve sporcular farklı klasmanlarda yarışıyorlar ve değerlendiriliyorlar. Kurslarımızda yelken eğitimi haricinde eğitim verdiğimiz birkaç konu daha var. Bunlar ilkyardım, çevre ve denizcilik bilgisi. Marmaris'deki Hastanelerden birinden bir ilkyardım ekibi kulübe gelerek çocukları ilkyardım ve ilkyardımı gerektirecek bir durumda kaldıkları taktirde ne yapmaları gerektiği konusunda bilgilendiriyor. Denizcilik ve çevre konuları içinde Videolar ve sohbetler yardımıyla çocuklara bu bilgileri veriyor ve onları bu değerlerin varlığı ve korunması gerektiği konusunda bilinçlendiriyoruz. Gördüğünüz gibi oldukça yoğun bir eğitim programımız var ama merak etmeyin bu eğitim programı ne kadar yoğunsa bir o kadarda eğlenceli aktivitelerimiz var. Kursiyerlerin eğitim aralarında ve serbest vakitlerinde kullanabilecekleri bir tenis, basketbol sahamız, içerisinde pinpon masası, bilardo masası ve televizyon, DVD/video çalar bulunan bir sosyal alanımız ve teknelerin bağlanmadığı, kursiyerlere ayrılmış bir yüzme ve atlama iskelemiz bulunuyor. Bunların haricinde antrenörlerimizin ve idarecilerimizin düzenlediği turnuva ve aktiviteler kurslarımıza renk katıyor. Cuma veya cumartesi geceleri yaptığımız mangal, kıyafet partileri kursiyerlere kendilerini ve de yaratıcılıklarını göstermeleri için bir fırsat oluyor. Hafta sonları Sedir Adasına, Marmarisdeki su parklarına geziler düzenliyoruz, doğa yürüyüşleri, piknikler yapıyoruz. Pazar günlerimiz genellikle dinlenme ve temizlikle geçiyor. Kursiyerler kirli çamaşırlarını yıkamaya veriyorlar, yatak takımlarını değiştiriyorlar ve odalarını temizliyorlar. Genel anlamda daha hafif bir gün oluyor ve ertesi gün tekrar hareketin ortasına atlamadan önce herkese şarj olmak için bir fırsat oluyor Bu şekilde aktivitelerle donatılmış kurslarımız dolu dolu geçiyor ve birçok kursiyerimiz bu dönem içerisinde olumlu değişikliklere uğruyorlar. Kimisi istemediği kilolarından kurtuluyor, kimisi disiplinle tanışıyor, kimisi tabağındaki yemeği bitirmeyi, yemeğe afiyet olsunla başlayıp yemekten hep beraber kalmayı, arkadaşlarıyla yardımlaşmayı öğreniyor ancak kursiyerlerimizin hepsi denizle tanışıyor ve birer denizci olmak için çok önemli ve büyük bir adım atıyor. İlk adım çok önemli. Sağlam olmalı ki ileride daha büyük atılımlar o temel adımın üzerine kurulabilsin. |