|
Yazar Derin Karamanoğlu
|
2002 senesinde kulüp ile birlikte kurulan GYK yarış takımının ilk sporcuları 2002 yaz kurslarının kursiyerlerinden seçildi ve 5 kişiydi. Henüz optimist ve yelken sporuyla yeni tanışan bu kursiyerler ilk kurslarının bitiminde Köyceğizde düzenlenen bir il yarışmasına katıldılar. Kullanılan malzemenin yetersizliği ve bütün takımın acemiliği ve tecrübesizliği göz önünde tutularak çok yüksek başarı beklentileri içerisinde gidilmedi o yarışa, tamamen tecrübe edinmek ve çocukların o günden sonra çok vakit geçirecekleri yarış ortamını görmeleri ve tanımaları için gidildi. Sporcuların tamamı yarışları bitirdi üstelik Levent ve Deniz Ahıskalı Junior klasmanında 1. ve 3. ödülleri aldılar. Bu hoş bir sürpriz ve iyiye bir işaret oldu. Bu çocukların geleceği parlaktı. Sıkı çalışmalarla kısa bir zamanda kendilerini geliştirerek yollarına devam eden yarış takımı 2003 senesinde yaz kurslarının yeni yeteneklerini de aralarına alarak 7 kişiye yükseldi. Muğla bölgesinin her yanında yarışlara katılan ve artan başarılar alan takım 2003-2004 kışındaki çalışmalarının sonucuna yarış tekne, yelken ve donanımlarının getirdiği performans artışını da ekleyince bir patlama yaparak il’de sert bir Gökova rüzgarı estirmeye başladı. İl yarışlarında ilk 10 larda yer almaya başlayan yarışcılar artık birinciliği menzillerine almış koşar adım hedeflerine yaklaşıyorlardı. Kulübün Marmaris'e uzak olması, kulübe geliş gidişi zorlaştırıyor, dolayısıyla da kulübe gelen sporcu sayısını olumsuz etkiliyordu. Bir yarış takımının başarısındaki en önemli unsurlardan biri sürekli ve etkili antrenmandır. Bu devam etmediği sürece isterse takımdaki bütün sporcular çok yetenekli olsun, belirli bir seviyeden ileri gidemezler ve takım yerinde saymaya başlar. Bunun olmaması için hem sporcular hem aileleri hem de kulüp ve çalışanları, maddi, manevi birçok büyük fedakarlıklarda bulunarak bu işin yerinde saymadan ilerlemesine ve yükselmesine destek oldu. Bu olumlu destekler kadar fazla olmasa da bazı ailelerden ters tepkiler de aldık, zorluklar yaşadık. Bunlar genelde bilinçsizlikten kaynaklanan tepkilerdi, yani bir nevi savunma mekanizması, ne olduğunu bilmiyorsa kötüdür mantığı ile kasıtsız ve de bilinçsiz olarak çocuğunun geleceğini olumsuz etkileyen veliler. Yarışlara gitmeye başladığımızdan beri bu müsabakalarda hoşumuza gitmeyen bazı şeyler duyuyor ve görüyoruz. Sporcular haksızlığa uğruyor. Türkiye'deki tecrübeli ve tarafsız hakemlerin eksikliği bazen sporcuları ve antrenörleri zor ve üzücü durumlarda bırakıyor. GYK da gerek yarış takımına gerekse yaz kurslarındaki kursiyerlere hep sportmence davranmak ve kurallara uymak konusunda çok sıkı tembihler ve uyarılar yapılarak bu sporun asil ve sportmence tarihi ve doğası korunmaya çalışılıyor. Bizi ve adımızı geleceğe taşıyabilecek temiz bir nesil yaratmak için bu şarttır. Tüm uyarılara rağmen bir yarışmada yapacağı kural ihlallerinin hakemler veya başka sporcular tarafından tespit edilmese bile antrenörünün görmesi veya öğrenmesi halinde aldığı tepki veya ceza sonucunda bu hareketlerin yapılmaması gerektiğini bir süre sonra anlıyor ve alışkanlık haline getirmeden bu davranışlarda bulunmayı bırakıyor. Ancak bu işin can alıcı kısmı, sportmence ve kurallara uyarak yarışan bir sporcunun bu şekilde yarışmayan başka bir sporcu tarafında haksızlığa uğraması ve bu haksızlığın hakemler tarafından tespit edilmemesi veya görüldüğü halde görmemezlikten gelinmesi sonucunda antrenörün sporcusuna yapmak zorunda olduğu açıklamadır. Yani hem başkalarının hakkını yemeyin diyoruz hem de haksızlığa uğradığın zaman ne yapalım yapabileceğimiz bir şey yok diyoruz. Bence bu bir sporcuya yapılabilecek en büyük haksızlıktır. Neticede bu çalışmalar, dersler, tecrübeler, maddi, manevi, fedakarlıklar sonuç vermeye başladı ve 2005 senesine girerken GYK yarış takımı Muğla'nın en başarılı 2 takımından biriydi ve Türkiye çapındaki yarışlarda da kafaya oynamaya başlamıştı. 2005 Muğla il birinciliğine 3 kişi ile katılan GYK bu yarışmada 100%lük bir başarı oranı sağladı. Levent İl birincisi, Orsa İl ikincisi ve Halil İl üçüncüsü oldu. Bu hoş ve hakkedilmiş başarının ardından GYK takımı çıtayı yükseltti ve Türkiye şampiyonasına yoğunlaşarak antrenmana devam etti ve 4 ay sonra büyük yarış geldi çattı Yarışmada birkaç aksaklık meydana gelmesine rağmen Levent Türkiye şampiyonu oldu, Halil’de Junior’da üçüncülük elde etti ve ikisi de milli takım aday kadrosuna seçilerek düzenlenen milli takım kamplarına katıldılar. Levent, Dünya optimist şampiyonasına gitmeye hak kazandı, ancak ilk yurtdışı yarışı olması sebebiyle, çok sayıda ve bu denli güçlü rakiplerle karşılaşmaya alışık olmayan Levent 241 teknede 151. olabildi. Arkasından Balkan şampiyonasına giden Levent Balkan dördüncüsü oldu. 2005 Yarış sezonunun son yarışında 1.liği tek puanla kaçıran Halil Demirel, Amiral Orhan Aydın Kupası'nda 2. olarak GYK Yarış Takımı'nın 2005 sezona güzel bir finalle veda etmesini sağladı. 8 kişilik Takımın önde gelen 4 sporcusu 2006 ya Milli Takım'ın bir parçası olarak girmeye hak kazanırken, 2002 de kurulan ve 3 senede Milli Takım'a 4 sporcu birden yollayan GYK bahse değer bir başarıya imza attı. İşte GYK yarış takımının geçmişinin kısa bir özeti. Kulüpteki, takımdaki ve bu takımı destekleyen herkes bu şekilde çalışmaya devam ederse emin olun takımımızın ve kulübümüzün geleceği geçmişinden çok daha parlak olacaktır. |