|
Sevgili Çocuklar,
Değerli Okurlar,
GYK Magazin'imizin 3. sayısını okuyanlar hatırlayacaklardır. Aynen şöyle demiştim:
“Bir spor dalında sizden iyi rakibiniz yoksa, daha ileriye gitmeniz çok zordur. Size bilmediğiniz şeyleri öğretecek, yeni taktikler verecek bir antrenörünüz yoksa gerilersiniz. GYK olarak sizlere hem yeni rakipler hem de dünya çapında antrenörler bulmaktan geri kalmayacağımızı bilmenizi isterim. Bize bu yakışır. Çünkü artık biz bir marka olduk. Size gönül verdik, sizi seviyoruz.”
Evet sevgili deniz ve yelken severler, sevgili minik optimist sporcuları, biz sözümüzü tuttuk.
2007 Yılı Dünya Optimist Şampiyonu Chris Steele'in antrenörünü Türkiye'ye Milli Takım Sporcularını ve bu takımda yer alan 2 GYK sporcusunu yetiştirsin diye getirdik. Hiçbir maddi ve manevi fedakarlıktan kaçınmadan dünyada kullanılan en yeni ekipmanı getirdik.
Kendimizi 2008 Dünya Optimist Şampiyonası'nda ülkemize en kötü ihtimalle ilk 20'ye girecek birkaç sporcu armağan etmeye adadık.
Ancak çok üzülerek ve utanarak söylemeliyim ki ülkemizde birçok değişik branş ve platformda öne çıkan çekememezlik, kompleks, başarıya engel olma, kayırma gibi niteliklere sahip insanların maalesef yelken sporunda da boy göstermeleri sonucunda uluslararası yarışmalarda sporcularımızın başarıları engellenmektedir.
2008 Çeşme Dünya Optimist Şampiyonası'nda sadece GYK sporcuları değil tüm milli takım sporcuları, bu sebeplerden dolayı başarılı olamamışlardır. Dünyadaki spor dallarının içinde en komplike ve beyin gücüne dayalı spor olarak kabul edilmiş, yelken sporunda başarılı olmak isteniyorsa, işini ciddiye alacak, devamlı güncellenen ISAF kurallarını okuyabilecek ve anlayabilecek, kendilerini devamlı yenileyecek ve birilerine garez oldukları için çocuklarımızı harcamayacak, idealist insanlara ihtiyacımız vardır. Kendilerine yine kendilerinin yakıştırdıkları at, merkep, kaz gibi lakapları ile gurur duyan birkaç Abdurrahman Çelebi'ye “Artık yeter! Sporumuza yeterince zarar verdiniz!” diyecek otorite sizlersiniz.
Kendilerini herkesin üstünde otorite olarak gören, değişen kurallardan haberleri olmayan, yaptıkları hataları düzeltmek için uğraşmayan, daha bilgili kişileri hor gören bu zihniyetle ülkemiz yelken sporu, ancak ülke içinde yani kendi içindeki başarılarla yetinmeye mahkumdur.
Türkiye Yelken Federasyonu bünyesinde başta Başkan olmak üzere çok değerli kişilerin olduğunu kimse inkar edemez. Ancak bu saygıdeğer idareci ve yönetim kurulu üyelerini yeni nesil çocuklarımızın yetiştirilmesinde, eğitilmesinde hiçbir şekilde kimseye taviz vermeden göreve davet ediyorum. Yetişmiş eleman konusunda ve birçok konudaki sıkıntıları çok iyi biliyorum. Ama çok iyi bildiğim bir şey daha var ki o da beyinleri her türlü bilgi aktarımına müsait, temiz ve saf çocuklarımızı “adam yok” gerekçesi ile yanlış adamlara emanet etmememiz gerçeğidir.
Gökova Yelken Kulübü 2008'de 6. yaşını doldurdu ve siz GYK sporcuları branşlarınızda Türkiye'de erişilebilecek en üstün başarıları kazandınız. İki defa Türkiye Optimist Şampiyonu oldunuz. Sayısız Federasyon yarışlarını kazandınız. İki yıl üst üste Türkiye Yelken Federasyonu ranking birincisi ve ilk beşin içinde oldunuz. Bu yıl Ege Bölgesi ve Türkiye'nin en başarılı sporcuları ödüllerine layık görüldünüz.
Kısacası artık bundan sonra uluslararası başarılara yoğunlaşmalıyız ve ülkemizde bu spora ve siz gençlerimize hak ettiği değer verilinceye kadar mücadele etmeliyiz.
Sizler dünya çapında başarıları hak ediyorsunuz ve buna muktedirsiniz, yılmadan mücadele etmeye birlikte devam edeceğiz. Başarılar zor ve alın teri ile kazanıldığı zaman daha değerlidir.
Dürüstlüğü, sportmenliği, bileğinin hakkı ile yarış kazanmayı öğretmeye çalıştığımız siz gençler, nezih sporunuza sahip çıkınız. Unutmayınız, “meyve veren ağacı taşlarlar” ata sözü, başarıyı çekemeyenler için söylenmiştir.
Yukarıda anlatmaya çalıştıklarımı, yelken sporunu yakından izlemeyenlerimiz pek kavrayamayabilirler. Naviga Dergisi'nin 2008 Eylül sayısında yayınlanan “Çeşme Bozgunu” adlı yazımı okursanız bazı şeyleri daha iyi anlayabilirsiniz.
Büyük Atatürk'ün en büyük meziyetlerinden birisi de ileriyi görme yeteneğidir. Bu yeteneği sayesinde “Türk milleti zekidir.” sözünü bence sizler için, sizin nesliniz için söylemiştir.
Atamıza layık olalım. Ahlaklı, zeki ve çevik olalım.
Sevgilerimle , |