Ana Sayfa arrow Optimist Dünya Şampiyonası
Optimist Dünya Şampiyonası
Yazar Deniz Karmanoğlu   

2008 Optimist Dünya Şampiyonası'na dışarıdan bakan, takip edenler 15 Temmuz günü açılış töreni ile başladığını sanarlar. Ama aslında, Çeşme'nin ev sahipliği yaptığı bu organizasyon için hazırlıklar 2007 yılının başından beri devam ediyordu. Ben Çeşme'ye 12 Temmuz günü GYK'nın 1. Dönem yaz kurslarının mezuniyetinin hemen ertesi günü gittim. Şampiyona'nın organizasyonunda görev alacaktım ama oraya gidene kadar görevimin tam olarak ne olduğunu bilmiyordum.
Dünya Şampiyonaları gibi önemli uluslararası yarışlarda, değerlendirmelerin adil olması ve yarışa katılan teknelerin aynı standartlarda olduğunu kontol etmek için bütün teknelerin, yelkenlerin, direk takımlarının, ve salma dümen takımlarının ölçümü yapılır. İşte benim de görevimin yarısı bu oldu. 2008 Optimist Dünya Şampiyonası'na 52 ülkeden 250 sporcu katıldı. Tek bir sporcunun malzemelerinin ölçüden geçebilmesi için neredeyse 20'ye yakın kişinin elinden geçti. Malzemeler en ufak ayrıntıya kadar ölçüldü ve en küçük hatalar bile affedilmedi. Bu çocukların hepsi kazanmaya gelmişti ve sadece en iyi olan kazanmalıydı. 4 gün boyunca Çeşme'de temmuz sıcağında kaç tane yelken incelediğimi bilmiyorum ama ölçüm bitip de denizde görev aldığım zaman ne kadar sevindiğimi hatırlıyorum.
Ölçümün bittiği gün açılış töreni olacaktı. Törenden birkaç saat önce Türkiye Yelken Federasyonu Başkanı; Nazlı İmre beni yanına çağırdı ve açılış konuşmasını yapıp yapamayacağımı sordu. Ben de hemen “Tabii ki seve seve yaparım” diye atladım. Ama aradan daha 5 dakika geçmeden o kadar kişinin karşısına çıktığımda nasıl dilim dolanmadan konuşacağımı düşünmeye başladım! Tören, bütün takımların ülke isimlerine göre alfabetik sırada Çeşme çarşısından bando eşliğindeki yürüyüşü ile başladı. Kendi ülkelerine has folklorik kıyafetler, ülke renkleri ve bayrakları ile kuşanan takımlar, turistlerden ve yerli halktan çok ilgi gördü. Şimdi benim kürsüye çıkıp açılış konuşmasını yapmam sonra da TYF ve IODA başkanlarının konuşmalarını yapmaları için kürsüye davet etmem gerekiyordu. Heyecanlı olsam da düzgün bir şekilde üstüme düşen görevi yapmayı başardım. Tören sonrasında Çeşme kalesinde açılış kokteyli yapıldı. Artık şampiyona resmi olarak başlamıştı ve herkes ertesi gün yapılacak olan deneme yarışını merakla bekliyordu.

Benim görevimin ölçü ile ilgili olan kısmı bitmişti ve yarından itibaren hakem olarak start hattında görev alacaktım. Resmi bir niteliği olmayan deneme yarışı çocukların birbirlerine karşı kendilerini ölçmeleri bakımından çok faydalı. Ayrıca hakem komitesinin parkuru kurması, iş birliği içinde çalışabilmesi ve yarışların düzgün yönetilmesi bakımından daha önemli bir amacı da var. Ara ara şiddeti çok artan rüzgara rağmen gayet başarılı bir deneme yarışı yapıldı. Yarış komitesi olarak artık yarışlara hazırdık. İlk üç gün gayet güzel hava şartlarında 8 yarış yapıldı. Ve daha önceki yarışlar genelinde en önde bulunan Alman sporcu yerini Puerto Rico'lu sporcuya bıraktı. Şu ana kadar yapılan yarışların toplamında ortaya çıkan en başarılı 15 takım ertesi gün Optimist takım yarışlarına katılacaklardı. Biz ev sahibi ülke olarak puanlara bakılmaksızın katılabiliyorduk. Takım yarışların normal yarışlara göre çok farklı. İzlemesi de yarışması da çok eğlenceli.

Her takım 1'i yedek olmak üzere 5 sporcudan oluşuyor ve başka bir takımla birebir maç yapıyor. Maçlar sonucunda kaybeden takımlar eleniyor ve kazananlar bir üst tura geçip finale kalmaya çalışıyor. Bu şampiyonada milli takımımız adına Ceyla Yurtseven & Bora Olcav (Çeşme Yelken Kulübü), Halil Demirel & Mehmet Türkmen (Gökova Yelken Kulübü) ve İpeknaz Özden (İstanbul Yelken Kulübü) mücadele ettiler. Herkesin gözlerinin üzerinde olduğu sporcularımıza moral ve destek vermek için Türkiye'nin çeşitli kulüplerinden arkadaşları ve antrenörleri getirildiler. Karada ve denizde destek botlarının, ve teknelerin üzerine doluşup yarışları heyecanla takip ettiler. Seyircilerin verdiği destek özellikle takım yarışları günü görmeye değer bir tablo sergiledi.

Organizasyonun yapıldığı Çeşme Altın Yunus Resort'un sahiline yakın yapılan takım yarışları karadan da izlenebildi. Takım yarışlarına kalamayan ülkeler kıyıdan yarışları takip ediyor ve destekledikleri takımlara bağıra çağıra tezahürat ediyorlardı. Son derece çekişmeli geçen takım yarışlarının finali Singapur ve Puerto Rico takımları arasında yapıldı. Yarı finalin 1. maçını Puerto Rico, 2. maçı ise Singapur takımı kazanınca 3. karşılaşma son derece heyecanlı geçti. Kimse kimin kazanacağını tahmin bile edemiyordu. Seyirciler, antrenörler, bütün takımlar ve hakemler karşılaşmayı ayakta tezahürat ederek izledik. Yarışın galibi Puerto Rico takımı oldu.
Takım yarışlarının ertesi günü dinlenme günü olarak belirlenmişti ve gerçekten de son derece gerekliydi. Dinlenme gününün ardından şampiyonanın 2. yarısına rüzgarsız başladık. İki gün boyunca rüzgarın yönünün kararsız ve şiddetinin düşük olmasından dolayı, düzgün yarış yapabilmek için parkuru bir yerden diğerine değiştirdik ve bir hayli yorulduk.

Neyse ki Çeşme'nin poyrazı yarışların son günü tekrar aramıza döndü ve yapılması planlanan 15 yarış tamamlanmış oldu. Hem de her türlü havada iyi olanın kazanması garantisiyle. Yarışları Puerto Rico'lu Raul Rios kazandı. Kızlar 1.si ise Japonya'dan Tomoyo Wakabayashi oldu. Yarışların geneline baktığımız zaman hem bireysel, hem de takım olarak Puerto Rico en başarılı takımdı. Hemen arkasından Japonya, Arjantin, Almanya ve Amerikan Virjin Adaları yer alıyordu. Türk Milli Takımı'ndaki en iyi derece olan 57.liği Gökova Yelken Kulübü sporcusu Mehmet Türkmen aldı. İpeknaz Özden 60. ve yine Gökova Yelken Kulübü Sporcusu Halil Demirel ise 71. oldu. Çeşme Yelken Kulübü sporcusu Bora Olcav 91. ve 2008'in Türkiye Şampiyonu Ceyla Yurtseven 105. olarak yarışları tamamladı. Doğruyu söylemek gerekirse takımımız beklenilenin çok daha altında bir performans gösterdi. Bunların sebepleri tartışılır ve tartışılıyor da. Ama kesin ortada olan birşey var ki çocukların performansını arttıracak onlara fayda ve tecrübe sağlayacak olan bir çok fırsat antrenörün verdiği kararlardan dolayı sık sık geri çevirildi. En basit örnek, takım yarışlarında takımımız elendikten sonra diğer maçların denizden ya da karadan izletilmesi yerine, çocukların yüzmeye bırakılması idi. Türkiye'nin çeşitli yelken kulüplerinden çocuklar ve antrenörleri sırf birşeyler öğrenebilmek için Çeşme'ye botlarını getirdiler. Ama bu organizasyonun içinde bulunan kendi takımımız öğrenmeye ve gelişmeye sırtını döndü. Antrenörleri de bu konuda hiçbirşey yapmadı.

Bu noktada çocukların çocuk olduklarını hatırlamak gerekir. Elbette bir takımın veya bir sporcunun başarılı olabilmesi için o hırsın ve öğrenme isteğinin içlerinden gelmesi gerekir. Bizim çocuklarımızın hepsi de çok hırslı çocuklar. Ama öğrenme gereksinimini karşılamak ve çocuklara doğru yolu göstermek başta baş antrenörün görevidir. Şampiyonanın 2. yarısında Halil ve Mehmet'in derecelerine bakacak olursak özellikle Mehmet'in derecelerinin 1. yarıdan çok daha başarılı olduşu ortada. Bu çocuk, biraz kendine güvenince, biraz dikkatini toplayınca 1.likler ve 2.likler kazanabiliyorsa bunu daha önce yapamamasının da bir sebebi vardır. Bu sebebin Mehmet'i yakından tanıyan ve antrenörlüşünü de yapmış bir kişi olarak motivasyon ve kendine güven meselesi olduğunu söyleyebilirim. Yıllardır Milli Takım antrenörlüğü yapan bir kişinin sezonun en önemli yarışına hazırladığı takımındaki çocukların neye ihtiyacı olduğunun farkında olması ve bunları da karşılıyor olması gerekir. Eğer takımının ihtiyaçlarını göremiyor veya karşılayamıyorsa da kendisine sunulan yardımları kabul etmelidir. Yardım istemenin veya kendine sunulan yardımı kabul etmenin “ego” meselesi haline getirilmesine gerek yoktur. Bu, ayıplanacak, küçümsenecek birşey değildir. Bilmemek değil öğrenmemek ayıptır.

2008 Optimist Dünya Şampiyonası!nın organizasyonuna ne kadar emek verildiğini gören ve anlayabilen bir kişi olarak bu organizasyonun Çeşme'de bu kadar düzenli ve başarılı geçmesine katkıda bulunan herkesi ve özellikle de yarışa katılan sporcularımızı başarılarından dolayı canı gönülden tebrik ederim. Nice başarılı organizasyonlara ev sahipliği yapacağımızı umuyorum. Sırada 2010 İSAF Gençler Dünya Şampiyonası var... Hepimize kolay gelsin.

 
< Önceki   Sonraki >
Gökova Yelken Kulübü © 2006 | Hosting MarkaHosting | Tasarım 3DGrafik